loader

Çok dilli menü: çeviriden fazlası

Yemek adı çevrilip alerjen listesi Türkçe kalırsa menü iki dilli değil, hiçbir dilde tam olmayan bir menü olur. Çevrilmesi gereken dört katman ve alerjen adı tuzakları.

Çok dilli menü denince akla yemek adlarının çevrilmesi gelir. Oysa misafirin menüde yaptığı iş yalnız okumak değildir: arar, süzer, alerjenine bakar, kategoriler arasında gezinir. Menünün yarısı çevrilip diğer yarısı Türkçe kalırsa ortaya iki dilli değil, hiçbir dilde tam olmayan bir menü çıkar.

Çevrilmesi gereken dört katman

  1. Yemek adları — en görünür katman, genelde tek yapılan
  2. Alerjen adları — sağlık açısından en kritik katman
  3. Arayüz — "Ara", "Filtrele", "Alerjenime uygun olmayanları gizle", kategori başlıkları
  4. Besin etiketleri — enerji, yağ, karbonhidrat, protein, tuz

Yalnız birincisi yapıldığında misafir yemek adını okur ama alerjen listesini okuyamaz. Bu, çok dilli menünün en sık görülen ve en tehlikeli yarım hâlidir.

Alerjen adları makine çevirisine bırakılmaz

Bu, üzerinde en çok durulması gereken nokta. Alerjen adı bir pazarlama metni değil, sağlık bilgisidir; yanlış çevrilmesi doğrudan risk üretir.

Tipik tuzaklar:

  • "Kabuklu" tek başına belirsizdir: kabuklu deniz ürünü mü, sert kabuklu yemiş mi? İngilizcede biri crustaceans, diğeri tree nuts — ikisi tamamen farklı alerjenlerdir.
  • "Yer fıstığı" ile "fındık" Türkçede ayrıdır ama pek çok dilde karışabilir; İngilizce peanut ve hazelnut ayrımı korunmalıdır.
  • "Süt" ile "laktoz" aynı şey değildir: laktoz intoleransı olan biri ile süt proteini alerjisi olan birinin ihtiyacı farklıdır.
  • "Sülfit" günlük dilde karşılığı olmayan teknik bir terimdir; her dilde kabul görmüş karşılığı kullanılmalıdır.
  • "Acı bakla" kelimesi kelimesine çevrilirse anlamsızlaşır; karşılığı lupin'dir.

Doğru yöntem, alerjen adlarını serbest metin gibi değil sabit bir sözlükten almaktır. Böylece aynı alerjen her yemekte, her dilde aynı kelimeyle görünür — ve bir kez doğrulandığında hep doğru kalır.

Yemek adı: çeviri mi, açıklama mı?

Türk mutfağındaki pek çok yemeğin karşılığı yoktur. "Mercimek çorbası" çevrilir, "mantı" çevrilmez.

Pratikte en iyi sonucu veren yaklaşım: özgün adı koruyup kısa bir açıklama eklemek.

  • Mantı — hamur içinde kıyma, yoğurt ve tereyağlı sos ile
  • İmam bayıldı — zeytinyağında pişmiş dolgulu patlıcan
  • Kısır — bulgur salatası

Bu hem misafirin ne yiyeceğini anlamasını sağlar hem de yemeğin kimliğini korur. "Turkish ravioli" gibi zorlama karşılıklar ikisini de kaybettirir.

Hangi diller gerekli?

Cevap misafir profilinizdedir, moda değil. Ölçmenin en kolay yolu geçen sezonun konaklama verisidir.

  • Şehir içi restoran: Türkçe + İngilizce çoğu zaman yeterli
  • Kıyı oteli: Almanca, Rusça ve Arapça çoğu tesiste zorunlu hâle gelmiş durumda
  • İş oteli: İngilizce ağırlıklı, artı en çok gelen ülkenin dili
  • Yemekhane: yabancı çalışan varsa onların dili — bu en çok atlanan başlıktır

Fazla dil zararsız değildir: her dil bakım maliyeti demektir. Kullanılmayan bir dilin eskimiş çevirisi, o dili hiç eklememekten kötüdür.

Arapça: sağdan sola yazım

Arapça eklendiğinde menü yalnız çevrilmez, yön değiştirir. Sık karşılaşılan sorunlar:

  • Metin sağdan sola akarken düzenin soldan sola kalması
  • Rakam ve birimlerin (250 g, 45 ₺) yanlış tarafta görünmesi
  • Seçilen yazı tipinin Arapça karakterleri desteklememesi — harfler kutucuk olarak çıkar

Bunlar çeviri değil arayüz sorunlarıdır ve çeviriden bağımsız olarak test edilmelidir.

Dil seçimi nasıl çalışmalı?

  • Menü, telefonun dilini algılayıp o dilde açılabilmeli
  • Dil değiştirici ilk ekranda ve görünür olmalı; menünün dibinde değil
  • Dil değiştiğinde her şey değişmeli — arayüz Türkçe kalıp yalnız yemek adı değişirse iş yarım kalır
  • Seçim hatırlanmalı; misafir her sayfada yeniden seçmemeli

Basılı menü de aynı dilde olmalı

Dijital menü yedi dilli olup masadaki basılı menü yalnız Türkçe kalırsa, telefonu olmayan misafir dışarıda kalır. Basılı çıktının da en az iki dilde üretilebilmesi gerekir — ve dijital menüyle aynı kaynaktan, yoksa ikisi kaçınılmaz olarak ayrışır.

Çeviriyi kim doğrular?

Makine çevirisi yemek adlarında ve arayüzde iyi bir başlangıç noktasıdır; ancak yayına almadan önce iki kontrol şarttır:

  1. Alerjen adları o dili bilen biri tarafından teyit edilmeli — bu katmanda hata kabul edilemez
  2. Yemek adları gözden geçirilmeli; komik ya da iştah kapatan karşılıklar en çok burada çıkar

Kontrol listesi

  1. Alerjen adları sabit bir sözlükten mi geliyor, yoksa yemek yemek serbest metin mi?
  2. Arayüz de çevriliyor mu, yalnız yemek adları mı?
  3. Besin etiketleri çevrildi mi?
  4. Arapça eklendiyse düzen sağdan sola çalışıyor mu?
  5. Menü telefonun dilini algılıyor mu?
  6. Basılı menü de aynı kaynaktan mı üretiliyor?

Tek kayıt, yedi dil

Buffetag'de misafir menüsü yedi dilde çalışır ve bu yalnız yemek adlarını kapsamaz: alerjen adları, besin etiketleri ve tüm arayüz aynı sözlükten gelir. Alerjen karşılıkları serbest çeviriye bırakılmaz, sağlık bilgisi olduğu için sabit tutulur.

QR menüye geçiş rehberine göz atabilir, kendi menünüzle deneyebilirsiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Alerjen bildirimini yazılımla çözün

Menünüzü bir kez kurun; etiket, QR menü ve çok dilli bildirim aynı veriden çıksın.

Bize Yazın